19 Şubat 2017

Beni İzlediğini Biliyorum

       Klasik fizikte her şey mantıklı görünür. Bir makara sayesinde büyük bir yükü nasıl daha rahat taşıyabildiğimiz, gezegenlerin hareketleri, bir motorun çalışması, uçakların uçması vesaire. Tüm bu hareketler ve fizik, atom boyutuna kadar inebilir. Hatta atomun çalışma prensibini de açıklayabilir. Atomlar nasıl bir araya gelir, nasıl molekülleri oluşturur gibi. Fakat atom altı dünyaya yani kuantum denilen evrene geçiş yaptığımızda pek mantıklı görünmeyen şeylerle karşılaşırız. Aynı anda farklı yerlerde görünen atom altı parçacıklar, biri evrenin bir ucunda diğeri öbür ucunda dahi olsa birbirlerine anlaşılmaz bir bağ ile bağlı olan parçacıklar ve daha birçok durum örnek verilebilir. Çok fazla kafa karışıklığı yaratmak istemem. Bu yazımda yine mantıksız görünen bir olgudan bahsedeceğim. İzlendiğinin farkında olan parçacıklar. Akıllı birer canlıymışçasına onları izlediğimizi biliyorlar ve ona göre tepkilerini, durumlarını değiştiriyorlar. Bir nevi beni izlediğini biliyorum diyorlar.


       Bu fenomen ilk olarak Young Deneyi olarakta bilinen Çift Yarık Deneyinde gözlemlendi. Çok basit olarak anlatmak istiyorum. Bir duvarımız var. Duvarın biraz önüne üzerinde tek bir yarık olan demir bir levha koyuyoruz. Bu levhaya elektron tabancası ile elektronları fırlatmaya başlıyoruz. Doğal olarak arkadaki duvarda yarığın tam hizasında düz bir çizgi oluşuyor. Bu şu anlama geliyor. Gayet doğal olarak elektronlar parçacık özelliği gösterdi ve yarıktan geçen elektronlar arkadaki duvarda yarığın boyutunda düz bir çizgi oluşturdu. Buraya kadar her şey normal. Deney tekrarlanıyor fakat bu sefer demir levhadaki yarık sayısı ikiye çıkartılıyor. Çift yarığa elektron tabancasından gönderilen elektronlarda ilginç bir şey oluyor. Duvarda bu sefer iki adet iz görülmesi gerekirken bir çok iz çıkıyor. Yarık sayısı ikiye çıkınca elektronlar parçacık gibi değil, dalga gibi hareket etmeye başlıyor. Niçin iki yarık olunca parça değil de dalga özelliği gösteriyorlar. Bilim insanları bunun sebebini anlamak için ve elektronları gözlemek için, çift yarıklı levhanın yanına bir gözlem cihazı koyuyorlar. Fakat o da ne ? Gözlem yapılırken atılan elektronlar duvarda iki adet çizgi oluşturdu. Yani biz elektronları gözlemezken dalga özelliği, biz onları gözlerken parçacık özelliği gösteriyorlardı.



       Sorular, sorular ve sorular bu noktada ortaya çıktı. Deney çok kez tekrar edildi fakat sonuç aynıydı. Elektronlar baktığımızda parçacık, bakmadığımızda dalga özelliği göstermeye devam ediyordu. Madde neydi o halde ? Dalga mı yoksa parçacık mı ? Elektronlar bilinçli varlıklar mıdır ki gözlendiklerini biliyor ve özelliklerini değiştiriyorlar ? Ve hatta acaba evren, gördüğümüz her şey, biz baktığımız için mi orada ? Dalında kıpkırmızı sulu bir şeftali, biz bakarken şeftali, bakmazken sadece bir dalga/frekans şeklinde mi varlığını sürdürüyor ? Aslında çift yarık deneyi idealist felsefenin, new ageci sapkın akımların çokça tacizine uğramış bir deney. Ben, şunu söylemek istiyorum. Kuantum dünyasına indiğimizde her şey çok değişik ve karmaşık. Peşin hükümler vermeden önce şunu söylememiz gerekiyor. Bilim, -bilmiyoruz- kelimesini gururla söyleyebilir. Bilim utanmaz, sıkılmaz ve henüz bilmediğini rahatça ifade eder. Fizikçiler, parçacık/kuantum fizikçileri bu soruların cevaplarını arıyor. Bize de şimdilik hayret etmek ve bilimin güzelliği karşısında saygıyla eğilmek kalıyor.

Şu iki kısacık videoyu da izlerseniz konuyu tamamen kavrayacaksınız. İzlemenizi şiddetle öneririm.







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder